İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Allah'ın ezelde kendine hamd ettiği şeklinde bir şey duydum, bunu nasıl anlamalıyız?

Cevap

Allah Teâlâ’ya hamd etmek kulun hakkını vermekte zorlanacağı bir hakikattir. Kul becermeye çalışır, yapabildiğinin ecrini bulur. Allah Teâlâ ise bize hamdın niteliğini öğretecek şekilde bir hamd eder. Şunu bilmemiz gerekir ki, hamd dâhil olmak üzere ibadete taalluk eden kavramlar yüzeysel ifadelerle anlaşılmayabilir. Daha derin manaları ve dalaletleri bulunur. Kul, kapasitesini zorlayıp derinlere indiğinde kendine ve imanına zarar vermiş olabilir. Allah Teâlâ hakkıyla onu hamd etmeye bizi muvaffak kılsın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah o gün yardımcımız olsun; karşılaşalım veya karşılaşmayalım, durum ağırdır. O kişiyle karşılaşsan o ağır, onu yaratan ile karşılaşsan o daha ağır. Kul hakkını düzeltip ahirete gitmekten başka çaremiz yoktur.Evet, orada da helalleşmek mümkündür ama bu bizim ibadetlerimizden öbürüne verilmek yoluyla olacaktır. Allah Teâlâ bir yolla onu râzı edebilir ama böyle bir garanti yoktur, umuttur o sadece. Karşımızdakinin zararı telafi edilebiliyorsa açıklamaya gerek olmayabilir. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bu dünyada helal edilmemiş bir kul hakkı için öbür tarafta o kişiyle hesap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şunu kesin bir kural olarak bilmeliyiz: Bir kul günah işlediğinde Allah’a karşı hata etmiş olur. Tevbe ederse ve tevbenin içini doldurursa Allah onu affeder. Tertemiz olur ve öyle dirilir. Bunda şüphemiz yoktur. Kulun işlediği günahın başka bir kulla bağlantısı varsa yani KUL HAKKI söz konusu ise hiçbir tevbe çeşidi o kul hakkını silmez. Allah Teâlâ, kendisine karşı işlenen suçları affediyor, kulun kula karşı hakkını silmiyor. Şehit bile olsa kul, durum budur. Tek çare de suç işleyen kulun hakkını ihlal ettiği kul ile helalleşmesi veya kıyamet günü yüzleşmesidir. Başka bir çare yoktur. Bu kural kesindir ve asla esnek değildir.

Hocam aklımı kurcalayan bir konu var size danışmak istiyorum. Bazen bize zulmetm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle kati bir ifade kullanmak yerinde olmaz. İnsanın başına gelen sıkıntıların bu pencereden değerlendirilmesi açısından şunları söylememiz mümkündür: İnsanın başta Allah’ı inkâr ve genel olarak haramlar gibi işlediği suçlar dünyada iken asıl ceza ahirette olmak üzere ön ceza olarak ceza görmesine neden olabilir. Bireyler veya toplumlar için bu mümkündür. Ancak kimin hangi sıkıntısı böyle bir nedenle gelmiştir, bunu bilemeyiz, bilmemiz de mümkün olmaz. Özellikle günahkâr mümin insanların başlarına gelen sıkıntıları bu mantıkla değerlendirip gereğini yapmaları isabetli bir davranış olur. Bunun gereği de tevbe edip salih mümin olma yolunda yürümektir. Kimi zaman da kulun durumu iyiler arasında olmakla beraber o kulun derecesi yükselsin, daha çok sevap kazansın diye zorluk çekeceği sıkıntılar çektiği de olur. Peygamberler ve pek çok salih kulun bize ulaşan sıkıntılarında bu gerekçeyi okuyabiliriz. Bir başka yorum da şudur: Kulun günahkâr kimliği sıkıntı ve bela çekmesine neden olur. Kul sabreder kadere itiraz etmez ve ecir kazanır. Bu da bir nevi cezayı (belayı) hayra dönüştürmek olur. Bu incelikler kâfirler için geçerli değildir. Onların bu dünyada çektikleri sadece sıkıntı olarak kalır onlar için. Özet olarak denebilir ki: İman ve sabır ile karşılaşılan sıkıntılar öyle veya böyle mümin için kazanç vesilesidir. Kul, sıkıntıya düşmemek için tedbirli olur. Yine de sıkıntıya düşerse bu sefer insan olarak sıkıntıyı gidermek için yapabileceklerini yapar. Ve kazanan olur biiznillah.

Hocam insanın başına gelen sıkıntılarla belalar Allah’ın o kuluna cezası ve azab
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Duaların kabulünde şunu unutmayın: Allah sizi hep dua ederken, O’nun zatına yalvarırken görmek istiyor olabilir. Duadaki sabrınızı ve samimiyetinizi test ediyor olabilir. Bu yüzden erteliyordur. İstediğinizin Allah katında size sonraları daha büyük sorunlar oluşturacağını bildiği için Allah, size acıdığı için kabul etmiyor olabilir. Duaların kabulünü ahiret gününe bırakmış olabilir. https://fetvameclisi.com/fetva/dualarim-kabul-olmuyor-ne-yapmaliyim https://fetvameclisi.com/fetva/hangi-dualar-kabul-olur https://www.youtube.com/watch?v=N4b388Cy9Sk

Hocam dua konusunda yeterli ve doyurucu bir yazı yazabilir misiniz? Dua bir ibad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âyetin kendisini veya anlamını kastetmedikçe biiznillah öyle bir tehlike oluşmaz ama yine de Kur'an sesi duyulan bir yerde edebe ve vakara dikkat etmek gerekir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam biz Kur’an dersi yapıyoruz. Okumada kelime hatası yapan arkadaşlara bazen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tür ifadeleri araştırmanın ne imana ne de pratik Müslümanlığımıza bir yararı yoktur. Olduğu gibi iman edip irdelememek kurtuluştur. Bu nedenle tarih boyunca bu meseleler hakkında yazılıp çizilenlerle meşgul olmamayı size tavsiye ederiz. Kulluk için daha acil ne gerekiyor ona bakmamız lazımdır.

Bazı ayetlerde ‘Allah’ın eli’, ‘Allah’ın yüzü’, ‘Allah’ın gözü’ gibi ifadeler ge

Allah konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah ismi bizim imanımızın özüdür. Pastanın üzerine yazılması (Arapça harflerle veya Türkçe harflerle olması fark etmez) asla uygun bir iş değildir. En üst noktadaki mukaddesatımızı böyle şeylere alet edemeyiz. Pastanın üzerine lafza-ı celali yazmak bir dindarlık değildir. Basit bir taklit ve benzeşmektir. Bu benzeşmeye de dini değerleri alet etmek hatadır.

Hocam arkadaşımız bize bir pasta hediye getirdi. Pastanın üzerine zannederim kre
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, hayâ için “utanma” diye bir açıklama çok kısır kalır. Hayâyı arlanma, sıkılma olarak dar bir dairede görmenin yerine daha geniş bir çerçevede şöyle anlamalıyız: Bir numaralı hayâ başlığı insanın Allah’tan hayâ etmesidir. Allah’ın kulu üzerindeki nimetlerini ve o nimetlere karşı kulun yetersizliğini düşünerek, Allah’ın azametini ve ona karşı ona asi olmanın ne kadar büyük bir hata olacağını tefekkür ederek daha iyi Müslüman, daha iyi bir kul olmaya gayret eder. Bu bir hayâ sahibi olma gerçeğidir. İkinci bir hayâ konusu da meleklerdir. İnsanı sürekli izleyen meleklerin varlığına iman eden biri onların izlemesine karşı kulluğunda hata ederken veya yarın hesabı sorulduğunda meleklerin şahit olacağını düşünürken hayâ ile donanmış olduğu anlaşılır. Üçüncü bir hayâ durumu da insanlardan hayâ etmektir. İnsanlara zulmederek, kendisini yanlışa düşürerek yanlış yapmayıp hayâ etmiş olur. Bir dördüncü hayâ çeşidi de insanın kendi kişiliğine karşı dikkatli olmasıdır. İnsan olarak, Müslüman olarak toplum içinde şahsiyetini yıpratacak işler yapmaktan hayâ eder ki bu bir kendi şahsiyetini kendin koruma anlayışıdır. Hayâ ve pısırıklık, ezilmişlik aynı şeyler değildir. Buna da dikkat edilmelidir. Hayâ hayatı kuşanmalıdır. Tartışırken, sinirli iken, açık veya gizli bir yerde iken, sevinç ve üzüntü anında, eli darda veya bollukta, zengin veya fakir durum ne olursa olsun hayâ kişiliğimiz ve tavrımız olmalıdır. Bu düzeyde ve sürekli bir hayâ için Allah’a ve ahiret gününe imanın aktif olması gerekir. Iman zayıfladıkça hayâ da zayıflayacaktır. Allah’ın nimetleri ve azabı, kudreti unutulmamalıdır. Allah’ın kulunu her an murakabe ettiği bilinmelidir. Hayâ açısından güzel örnek olabileceklerle beraberlik gerekir. Ve hayâ için kişinin nefsi ile sürekli bir mücadele içinde olması gerekir.

Hocam hayâ denince ne anlamalıyız? Sadece bir utanma ile açıklanması yeterli mid
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnşaallah bundan ağır bir vebal oluşmaz ancak mukaddesatımıza ait isimleri, kullanımları aslına uygun olarak yapmamız gerekir, bunu da bilelim.

Yanlışlıkla bir şey söyleyip pişman olunca dil alışkanlığı olarak ''tövbe Allah’
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rabbimizin isimlerinden olan LAFZAYICELAL bir Arapça kelimedir. Başında bulunan elif harfinin Arapçada olduğu gibi aynen Türkçe ile söylenmesi ve yazılması mümkün olmayabilir. Yaygın olarak ALLAH şeklinde söylenip yazılmaktadır. Yakın yıllara kadar Osmanlı döneminde yetişmiş bazı hocaefendiler ise özellikle ELLAH şeklinde söyleyip yazıyorlardı. Yazıda bir harf farkı gibi duran bu farkı sözlü telaffuzda bir harf farkı kadar farklı görmenin zor olduğunu zannederiz. Yaygın olan A seslendirmesinde de E seslendirmesinde de sakınca olmaz biiznillah.

Hocam Allah'a Ellah demek doğru mudur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunu hatıra olarak çantasında saklasa daha bereketli bir iş yapmış olursunuz.

Eşime Allah'ın isimleri ile işlenmiş gümüş kolye aldım, çıkarıp takması çok zahm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ve benzeri konularda onlarca cilt kitap yazılmıştır. Onlarca da fırka oluşmuştur etrafında. Asırlardır tartışılmaya devam etmektedir. İlk günkü bakış farklılıkları ve derin anlama sıkıntıları ağırlaşarak devam etmiştir. Tek bir kelime üzerinde söz birliği sağlanamamıştır. Tek bir kelime! Bu birinci hakikat. İkinci hakikat: Sahabeden hiçbiri bu konuları merak edip uykusuz kalmamıştır. Duyduklarına iman edip yollarına devam ettiler. Üçüncü hakikat: Sahabeden sonraki nesiller pek merak saldılar bu ayrıntılara. Araştırdılar, tartıştılar, ayrıştırdılar. Dördüncü hakikat: Sahabe, Allah onlardan razı olmuş olarak gittiler bu dünyadan. Sonraki nesiller ise birbirlerini tekfir ederek, kendi düşüncesini uymayanların kuyusunu kazarak gittiler neredeyse. Beşinci hakikat: Bugün, içinde boğulduğumuz dünya sorunları ve dinimize dair kaybettiklerimize bu ve benzeri meselelerin çözümünün ne katkısı olacak? Sadece mü'minler arasındaki mesafeyi derinleştirecek! Farzı ayın olmayan bilgi üzerinde harcadığımız vakitler bizi farzı ayın görevlerimizden alıkoyuyorsa bu bir kayıptır. Lütfen bu açıdan da bakınız konuya.

Hocam sosyal medyada Allah'ı tecsim veya teşbih içerdiği iddia edilen birtakım h

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.