İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Alimler fetva verirken daha kolay olanı mı yoksa zor da olsa şeriata en yakın olanı mı veriyorlar?

Cevap

Bir kere böyle bir tercih ancak alternatifli meselelerde olabilir. Mesela bir konuda iki fetva verilebilir. Bu fetvalardan biri ayetten veya hadisten ya da temel kurallardan ilk anlaşılan şekliyle ele alınmıştır, bun takvaya daha yakın olan anlamında AHVAT OLAN denir. Diğeri ise yine dinin kendisinde var olan ruhsatlardan yola çıkılarak alınmıştır. Buna da EYSAR (daha kolay olan) denir. Her iki yöntemi de değişik meselelerde kullanan alimler olmuştur. Ancak bir ayrıntı asla unutulmamalıdır: Ahvat veya eysar her ikisi de dinin içinde var olan kurallara bağlık kalarak verilir. İnsanların keyfine, toplumdaki gevşemeye göre fetva verilmez. Verilirse ona fetva değil taviz denir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İşlerimiz MASLAHAT veya MEFSEDET olmak üzere iki çeşittir. İyi ve kötü bu anlamı yansıtıyor. Başka bir ifade ile faydalı ve faydasız da denebilir. Fetva verilirken de maslahat neyi gerektiriyorsa ona göre fetva verilir. Bazı durumlarda fetva veren müftü maslahat ile mefsedeti dengeleyemeyebilir. Şöyle örneklendirebiliriz sizin için: İkisi de maslahat yani Müslüman için uygun olan bir şeyin birini alıp diğerini bırakmak gerekebilir. Bu durumda daha üstün ve uygun olanı tercih edilir. Fetva da ona göre verilir. Farz ve nafilenin bir araya gelmesi, farzı ayın ile farzı kifayenin bir araya gelmesi böyledir. Aileye yapılacak harcama ile farzı ayın olmayan cihada yapılacak harcama böyledir. Bir başka durumda iki kötüden biri alınmak zorunda kalınır, alternatif yoktur. Bu durumda da kötülüğü daha az olan tercih edilir. Fetva ona göre verilir. Hicret etmeye mecbur kalmış bir kadının beraberinde mahremi olmadan hicret yolculuğuna çıkması bunun örneği olarak alınabilir. Farklı bir örnek de iyi ile kötü arasında bir tercih yapmanın mümkün olmadığı yani farklı tutulamayacakları durum oluşur. İyi olanı yapsan da kötü olanın içinde olman gerekir gibi bir durumdur bu. Kötüyü terk ederken iyi de bırakılmış olabilir. Meşhur bir örnek olarak ölmemek için domuz etinden yemek gibi bir durum anlaşılabilir. Görülüyor ki fetva verilirken bir dengeleme yapılmaya çalışılmaktadır. Buna fıkıh dilinde MUVAZENE adı verilir. Mesela haram dediğimizde tek bir kavramı konuşuyoruz ama haramlar arasında da bir sıralama ve ağırlık farklılığı bulunmaktadır. İnsan öldürmek de haramdır insanın malını çalmak da. İkisi arasında ağırlık farkı vardır. Fetva verilecekken de bu farklılık gözetilir. Şüphesiz böyle bir tercih asla keyfi isteklere, beklentilere göre yapılmıyor. Neyin nerede nasıl tercih edileceği fıkıh âlimlerinin üzerinde yıllarca ilim tahsili yaparak öğrendikleri bir branştır.

Hocam diyorlar ki hocalar, iyi ile iyi olmayan arasında dengeleme yaparak fetva
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min insanın gayesi cennete girmektir. Dünyayı ve dünyadaki olayları cennete engel olup olmadıklarına göre değerlendirir. Bu mantıkla bakarak tercih yapabilirsiniz.

Bir meselede birden çok fetva olursa ve o âlimler güvenilirse, kendine kolay gel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fetva müminin dünya ve ahireti ile alakalı kurtuluş reçetesidir. İnsana sorarken bile en alim, en takvalıya sorar ki kalbi rahat etsin. Bugün yapay zekâ denen gelişme henüz Müslümanların hizmetinde ve kusursuz denebilecek noktada durmamaktadır. Evet, muhteşem bir bilgi birikimi ve sürate sahiptir ama 'bize ait' değildir. Nasıl yönlendirdiği, neye göre tercih yaptığı gibi soruların cevabı hâlâ incelenme aşamasındadır. Bir alime fetva soran kıyamet günü o alimi fetvanın sonucundan sorumlu gösterebilir ama bir cihazı Allah Teâlâ'nın huzuruna sorumlu olarak ne kadar getirebiliriz? Bu nedenle fetvayı yapay zekadan öğrenecek olanlar zaten o fetvanın ayrıntılarına vakıf kimseler olabilirler. Bir zaman sonra mesela Diyanet gibi bir kurumun garantisinde böyle bir gelişme olur ve herkes istifade edebilir denirse o durumda herkes yapay zekadan fetvasını öğrenebilir deriz. Şimdilik durum budur.

Yapay zekaya fetva sorulabilir mi, önümüze koyduğu fetva ile amel edilebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İbadetler açısından herkes kendi ibadeti ile mükelleftir. Eş, eşin ibadetine göre yönlendirilmiş olmaz. Sadece namazlarda seferilik hükmünde kadın, erkeğin emrine uyarak seferilik yapabileceği için seferilikte ‘erkeğine bağlıdır.’ denmiştir. Bunun dışında da farz ibadetlerde kadını erkeğine bağlayan bir durum yoktur. Nafilelerde ise erkeğin hukukunu korumaya yönelik bazı tevsiyeler vardır.Evliliği alakadar eden ilkeleri belirlemede ise nikâh kıyılırkenki akit nasıl ise Şeriat’ın temel ilkelerine aykırı olmadıkça ona bağlı kalınır. Bunun haricinde de belli bir mesele vukuunda, kimden fetva alınacaksa onun içtihadına tabi olmak gerekir.

Alimlerin içtihat ettiği konularda eşler farklı alimlerin içtihatlarını benimsiy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaptığınız yönlendirme İslam'a uygun ve fıkhi temeli olan bir yaklaşımdır. Vesveseye kapılan kişilere yönelik âlimlerin verdiği fetvalar da bunu destekler. Özellikle Hanefi fıkhında ve diğer mezheplerde bu tür vesveselerle mücadelede "yakîne dayanmayan şüpheye itibar edilmez" prensibi temel alınır. Psikolojik destek sürecinde âlimlerin bu fetvalarını paylaşmanız ve danışanlarınıza "bir defa abdest aldıktan sonra vesveseye aldırmadan ibadetine devam etmesi gerektiğini" söylemeniz din açısından uygundur ve hatta gerekli bir telkindir. Çünkü vesvese, kişinin ibadet hayatını zorlaştıran, ibadetlerden soğutan ve nihayetinde manevi huzurunu bozan bir durumdur. Yaptığınız yönlendirme hem fıkhi hem de psikolojik olarak isabetlidir. Devam edebilirsiniz. Allah işinizi kolaylaştırsın.

Hocam ben bir kamu kurumunda psikolog olarak çalışıyorum. Destek verdiğim danışa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'minin asıl fetvası kalbinden gelir. Müftüler 'olur' deseler de o, kalbine sormalıdır. Allah'a emanet olun.

Aldığı fetvaya göre hareket eden bir kişinin yaptığı iş aslında caiz olmayan bir

alim konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tarz uygulamalarla ilgili dinimizde kesin bir hüküm bulunmamaktadır. Kur’an ve sahih hadislerde geçen zikirler ve dualar bir Müslümanın hayatında elbette yer alabilir, almalıdır da. Yalnız bahsedilen sayı ve sıralama ile okumanın özel bir fazileti olduğuna dair sağlam bir kaynak yoktur. İhlas Suresi'nin, Fatiha'nın ve Besmele’nin faziletleri gerçekten büyüktür; bunları okumak, kişinin imanını güçlendirebilir.

Hocam benim okuduğum bir yazıda, "Her gece yatmadan önce 27 İhlas, 1 Fatiha ve 2
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz bir ümmetiz; Peygamber aleyhisselam efendimizin etrafında birleşmiş mü'minleriz. İmanımız ve bu kimliğimiz Allah'ın huzuruna gidebileceğimiz yegâne değerimizdir. Müslüman olmak bunu gerektirir. Başta âlimler ve müçtehitler olmak üzere bu ümmete mensup olan herkes bu değeri yüceltmek ve korumak için çalışmıştır. İlk nesillerin çizdiği çizgi bu çizgidir. Bu anlam üzerinden baktığımızda Şafiilik veya Hanefilik diye bir şey de yoktur. Hiçbir âlim, ortaya koyduğu eserini mezhebine adamamıştır. Her şey İslam içindir, ümmetimiz içindir. Allah Teâlâ bazı çalışmalara diğerlerinden daha çok bereket vermiş olabilir. Mesela Riyâzu’s Sâlihîn adlı mübarek eser adeta evrensel olmuştur. Müellifi Nevevi Şafii'dir. Kurtubî tefsiri olarak bilinen büyük tefsirin müellifi de Maliki'dir. Müsned isimli muhteşem hadis külliyatının müellifi Hanbeli mezhebinin başıdır. Genel olarak fıkhın ağırlığını da Ebu Hanife'nin talebeleri taşımıştır. Mezheplerden birisinin bir alanda yoğunlaşması veya bir âlimin bir konuda sivrilmesi diğerlerinin o alanda olmamasını gerektirmez. Herkes bir şeyler yapmaya çalışmıştır. Allah için ve ümmete miras bırakılmış olduktan sonra hepsi bizimdir biiznillah. Böyle bakmaya çalışınız lütfen.

Hocam bu zamanda eserleri ve kendileri meşhur olmuş çoğu âlim Şafi mezhebine men
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keşke ilmi birikiminizi, yaşınızı ve işinizi de belirtseniz, size daha isabetli tavsiyelerde bulunabilirdik. Sizin sadece İHL okumuş olduğunuzu var sayarak şunu tavsiye edebiliriz: Sizin için şerhi ile basılmış hadis kitabı dışındaki kitaplar umduğunuz yararı vermeyebilir. Sonuna kadar okuyamazsınız, okusanız da aradığınızı bulamayabilirsiniz. Müslüman bir evin temel kitabı RİYAZUSSALİHİN adlı eserdir. Bu eser, hadis kitabı olarak size yeter biiznillah. İlmihal kitabı okumadan önce hadis kitabını sıralama hatası ile okumuş olabilirsiniz. Önce ilmihal okuyun. Diyanet’in bir ciltlik ilmihali yeterlidir. İlahiyat, medrese veya bir âlimin dizi dibinde yıllar geçirmiş olma gibi farkınız varsa size tavsiyemiz Buhari ve Müslim olur. Onları da muhakkak şerhleri ile okumalısınız. Bu iki kitap ümmetimizin ulemasının itibar ettiği, bilgisini güvenli bulduğu iki kitaptır. Bunlar da ileri seviyede ilim sahiplerine daha çok hitap ederler. Bir âlimin ders halkasında ise mükemmel bir bereket üzere okunabilirler. Bu iki kitaptan sonra İmam Malik’in Muvatta adlı eseri gelir. Ardından Ebu Davud, Nesaî, Tirmizi, İbni Mace, İbni Huzeyme, İbni Hibban, Darimi, Darekutni ve Müsned isimli eserler gelir. Bunların dışındaki hadis kitapları ilim adamları için uygundur.

Hocam evimizde hadis kitaplarının bulunmasını istiyoruz. Tamamını aynı anda alma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ sizi de bizi de rızasından ayırmasın. Hepimizi cennetlerinde buluştursun. Müslüman sınırsız bir şekilde sadece ve sadece Allah'ı sever. Peygamberi bile o şekilde sınırsız sevmez, sevemez. Sevgide şöyle bir sıralama yapmalısınız: 1-Sınırsız ve ölçüsüz bir şekilde Allah'ı seveceksin. 2-Bir kul olduğunu bilerek Muhammed aleyhisselamı seveceksin. 3-Onun ashabını topluca bakarak Allah'ın sevdiğini söylediği kullar diye büyük bir sevgi ile seveceksin. 4-Ashab-ı Kiram’ın içinde bazılarının karakteri, yaşadığı hayatı, hizmetleri gibi sebeplerle özel bir sevgi ile sevebilirsin. Bu sevgi senin imanından gelir biiznillah. 5-Bu ümmete hizmet etmiş ve yüksek konumlara ulaşmış Ebu Hanife, Şafii gibi isimleri, kimse ile tartışmadığın, yüksekte tuttuğun ama bir sahabi düzeyinde de görmediğin sevgi ile seveceksin. 6-Dinin konusunda sana destek olduğunu düşündüğün din önderleri konusunda da sevebilirsin, sayıp dua edebilirsin. Yukarıdaki listede olanlarla bir arada tutmadığın sürece sevebilirsin. Yukarıdakilerle denkleştirme noktasına geldiğin an hata edersin, dinini yıpratırsın. 7-Anne baban, çocukların ve eşini seveceksin. Bu senin yaratılışında var olan bir sevgidir. Onları putun düzeyine getirmedikçe bu sevgide de sakınca yoktur. Nasıl putun düzeyine gelebilir? Bir şey haram olduğu hâlde sevdiklerinin hatırı sana haramı göz ardı ettiriyorsa put edindin demektir. Senin cennetini ertelemene sebep olan ve senin sakıncalı bulmadığın bu erteleme putlaştırmadır. Bu insan olur veya eşya olur, ırk olur, kurum olur aynıdır. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Sevdiğin seninle Rabbinin arasına girerse, Aile yapına zarar verirse, İbadetlerini ve sosyal kimliğini zedelerse o sevgi sakıncalıdır, sevdiğin sana zarardır. Böyle bir inceleme ile yol alabilirsin. Allah yardımcınız olsun. Duanızı beklerim.

Kıymetli Nureddin hocam ben otuz yaşında bir kızınızım. Size kalben öyle büyük b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim sorunuzla alakalı aşağıya linklerini bıraktığım cevaplara ve videoya bakmanızı tavsiye ederim. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/alim-olmak-isteyen-gence-tavsiye-nedir https://fetvameclisi.com/fetva/ilim-yolunda-nasil-adimlar-atmaliyim https://fetvameclisi.com/fetva/dinimize-hizmet-etmek-icin-hoca-mi-olmaliyiz https://fetvameclisi.com/fetva/ilahiyat-fakultesinde-okumak-dogru-mudur https://fetvameclisi.com/fetva/ilim-yolculugundaki-ilim-talebelerine-tavsiyeleriniz-nelerdir

Hocam ben Konya'da lise öğrencisiyim. Allah lütfederse âlim olmak istiyorum. Şu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanlık önce altını satın alma birimi olarak kullandı. Sonra kâğıt paraya geçti. Şimdi de DİJİTAL PARA geldi. Kartlar, çekler, hesaplar vb. ayrıntıları oldu. Dijital para bize DİJİTAL LİRA veya DİJİTAL DOLAR gibi bir anlam ifade etmektedir. Genel bir ifadeyle söyleyecek olursak ELEKTRONİK BİR MERKEZDE DEPOLANMIŞ DEĞER olarak izah edebiliriz. Üretimi kolay, kullanımı kolay, aracıya gerek yok yani pek çok özelliği barındırıyor. Kâğıt para ne ise bu da odur. İmam Malik’in: “İnsanlar bir deri parçasını bile para edinseler kabul ederim.” demiştir. Buna göre de genel kabul görmüş, resmi dayanağı olan ve piyasada iş görme kabiliyeti olan dijital para, para gibidir. Ticarette kullanılabilen, altına ve kâğıt paraya dönüştürülebilen bir değer olarak kabul edilir. Bu durumda da dijital para için şu hükümler öne çıkar: Normal para gibi zekâtı vardır. Yüzde iki buçuk olarak zekâtı verilir. Faizle ilgili hükümler dijital para için de geçerlidir. Örnek olarak yüz lira kâğıt para ancak yüz lira dijital para ile değiştirilebilir; fazlalık alınamaz. Dijital paralar arasında işlem yapıldığında değiştirme işleminin aynı mecliste yapılması gerekir. Dijital para hesaba yattığında hemen kullanılabilir. Fıkıh açısından belli riskler de bulunduğu bilinmelidir. Bu risklerden ana başlıkları ile şöyle söz edebiliriz: Bir bilinmeme, GARAR riski vardır. Şu andaki haliyle kâğıt paradaki gibi garanti edeni bulunmuyorsa caizliği de yoktur. Kumara yakın bir noktada durmaktadır. Borsası aşırı hareketli seyretmektedir. Para aktarma ve aklamada kullanılabilmektedir. Bu riskler giderilebildiği zaman dijital ara paradır.

Hocam elektronik paraları nasıl değerlendirmemiz uygun düşer? Kullanılamaz denir

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.