Fetva Meclisi
Soru
Hocam insan vücuduna deri altından bilgi çipi yerleştiriliyor. Dinimizce bunun sakıncası olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Tıbben insan sağlığı açısından sakıncalı bulunan bir şeyi yapmanız caiz olmaz. Tıbben sakıncalı olmayan, dinen uyarılmış işlerden olmayan tedbirler alabilirsiniz.
Bahsettiğiniz deneyler, Sağlık Bakanlığı'nın bilgisi dışında yapılıyorsa, mevzuata ve uluslararası etiğe aykırıysa, ciddi sağlık riski taşıyorsa, yan etkileri kalıcı zarar verebiliyorsa, deneye katılan kişi tam olarak bilgilendirilmeden yapılıyorsa caiz olmaz/haramdır.
Evet, bu tür bilgiler dolaşıyor ama ne kadar güvenli olduğunu bilemiyoruz. Bu sebeple biraz daha bulutların dağıldığı günlerde fikir adamlarımızın tavsiyelerini öğrenerek ne yapabileceğimizi tespit ederiz inşaallah. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Bizim bu sitedeki hizmetimiz bir devlet hizmeti değildir. Allah rızası için bilebildiğimizi, becerebildiğimizi kardeşlerimize aktarıyoruz. Her şeye cevap yetiştirmek görevimiz olmadığı gibi takatimiz da yoktur böyle bir işe. Becerebildiğimiz kadarını yapıyoruz. Eksiğimizi ve hatamızı kabul ederiz, daha iyisini yapmak için uğraşırız ama haddimizi bilmek zorundayız. Dua edin Rabbim daha iyisine muvaffak etsin.
Bunların ne kadar direkt bir tıp dalı olduğu ne kadar da tıbba yamandırılmaya çalışıldığına bağlıdır bu. Tıbben uygulanan bir bilim olduklarında gerekli görürüz, tıbbın bilim dışı gördüğü ve dinen de dayanağı olmayan şeylere yanaşmayız.
Sağlık açısından daha büyük bir sıkıntıya neden olmamak kaydı ile bir sakınca yoktur. Herhangi bir yöntemle aldırılabilir.
bilim konusundaki diğer fetvalar
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin mirası olarak gösterilen ve övülen ilim Kur'an ve ona bağlı olarak gelişen ilimlerdir. Ancak insana faydalı olan ilimlerin sevabı yoktur şeklinde değerlendirilmesi yanlış olur. Helal ve insana faydalı işler için öğrenilen kullanılan ilimler için de sevaptan söz edilir elbette. Özellikle de tıp gibi direkt insanın zaruretini hizmet eden ilimler için muhakkak sevap vardır.
Bilimsel çalışmaları yürütenler büyük rakamlar kullanıyorlar. Onların elindeki bilgi kazılar ve buluntular üzerinden yürütülmektedir. Bir kenarda bekletilmesinde sakınca olmayan bilgi olarak bakarız o bilgiye. Neticede bilim adamları da iki kere iki der gibi önümüze koymuyorlar bu bilgiyi. Elimizde ilk insandan bugüne şu kadar zaman geçmiştir denebilecek kesin bir bilgi yoktur. Âdem ile Nuh aleyhisselam arasındaki yaklaşık zamana, Nuh’tan İbrahim aleyhisselama gelen zamana, İbrahim aleyhisselamdan bu zamana gelen dilime ait yaklaşık rakamlar oluşturulabilir. Bu da en fazla yirmi beş bin yılı bulabilir. Öyle veya böyle mü'minin imanına ve ibadetine ait bir yarar oluşturmayacak konularda zihin yorulmasını isabetli bulmayız. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın. Âmîn.
Hava tahmini veya deprem tahmini üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar ve o çalışmalara dayalı bilgilendirmeler neticede BİLİMSEL BİR TAHMİN olarak kalmaktadır. Yönlendirici nitelikli bir karar değildir. İlahi düzene bir itiraz değildir. Bu niteliği ile de yapılan çalışmanın dinen sakıncası olduğu söylenemez. Tahmin isabetli olursa bunu Allah'ın bir nimeti olarak görürüz. İsabetsiz olursa da zaten bir iddiamız yoktu deriz.
Sadece kelimelere takılıp kalırsak bir fark var gibi görülebilir. Zaman ilerleyip insanoğlu beyin ve kalp bağlantısını biraz daha geniş öğrenirse bilgimiz de daha isabetli olacaktır.
Hayvanlara eziyet etmenin haram olduğu konusunda söze gerek yoktur. Ancak dinimiz maslahat ve menfaat (daha yararlı olanı bulma ve kullanma) kollama üzerine kuruludur. Bu dünya, insanın yararına olacak şeylerle doldurulmuştur. Hayvanlar evrenimizin bir parçasıdırlar ama neticede evrende insanın menfaati için vardırlar. Yeni bir ilacın keşfi muhakkak deney yapmayı gerektirecektir. Bu deneyde insanın kullanılması ile hayvanın kullanılması arasında tartışılamayacak kadar fark vardır. Elbette tercih insanı korumadan yana olacaktır. İnsanın ayakta kalması Allah’ın bu kâinat düzenindeki maksadının gerçekleşmesi için şarttır. Bilimsel araştırmalar için ikici bir alternatif bulunana kadar bu tür çalışmalar zorunluluktan ötürü caiz görülecektir.
Bu branşı bir laboratuvar bilgisi gibi bilgi üreten ilim dalı gibi göremeyiz. Daha çok basiret ve ferasete dayanan kaynakları kullanmaktadır. Evet, şu çizgi şu anlama geliyor diye bilgi veriyor ama laboratuvar bilgisi gibi bilgi değildir bunlar. Şu andaki bilim düzeyine göre sonuçları kati sonuçtur denemez. Bu nedenle de mübarek ve değerli bir ilim dalı gibi görmek istemeyiz bunu. Ürettiği sonuçları da kesin sonuçlar görmeyeceksek, gaipten bilgi verme demeyeceksek caiz olabilir. Basiretli bir mümin kendisine daha anlamlı bir iş bulmalıdır.