İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Peygamberimizin ‘Karanlık gecelerde mescidlere yürüyerek giden kimselere, kıyamet gününde tam bir nura kavuşacaklarını müjdeleyiniz.’ şeklindeki hadis-i şerifi malumunuzdur. Peki biz hanımlar, yine Peygamberimizin, hanımların mescidinin evleri olduğunu, bildirdiği hadis-i şerifi gereğince erkekler gibi beş vakit, en azından karanlıklarda tek başımıza mescide gidemediğimiz için bu hadis-i şerifin müjdelediği nura nasıl nail olabiliriz? Geceleri, özellikle sabah namazı vakti abdest alıp mescide yürümenin zevkine ve sevabına nasıl nail olabiliriz?

Cevap

Evet, mescitlere yürümek öyle bir sevap kaynağıdır. Bu sevap kaynağı da erkeklere daha açık görülmektedir. Bunu böyle kabul edip bir kenara koyalım. Sonra da şu sorunun cevabını bulalım: Mesela erkeklerin nurlu cennetlere geçme imkân ve kaynağı sadece mescitlere yürümek midir? Onun dışında onlarca aynı fırsatı kazandıracak kaynaklar yok mudur? Cevabımız ‘vardır elbette' olacaktır. Demek ki, bir sevap kaynağının zikredilmesi diğerlerinin yokluğu demek değildir. Bu erkekler için böyle olduğu kadar kadınlar için de böyledir. Sevgili Peygamber aleyhisselam efendimiz, bayanlar için mesela cemaatle namazı şart koşmazken onlara da cemaatle namaz gibi belki de daha büyük fırsatlar açan kapılar göstermiştir. Kadınlar da o fırsatları cennet yoluna çevirip kazanacaklardır. Bir de bu gözle bakmaya çalışın, daha geniş görün, daha renkli görmeye çalışın. Allah yardımcımız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Fıkhî meselelerde zaruret olmadıkça 'kim ne demiş?' araştırması git gide dinden soğuma ile sonuçlanabilir, yanlış bir tutumdur, buna dikkat etmenizi tavsiye ederim. Mescide GİRMEK ile MESCİDE UZANIP BİR ŞEYİ ALMAK aynı değildir. Hadisteki farkı öyle anlayabilirsiniz. Bir başka fark da, GİRİP OTURMAK ile ZORUNLU BİR DURUMDA GİRMEK arasındaki farktır. Amel edeceğiniz bir fetvayı bulduktan sonra sadece fetva makamının o işe ehil olup olmadığına bakmalısınız. Allah'a emanet olunuz.

Selamünaleyküm hocam. Hanımların hayızlı dönemlerinde camiye girmesi konusunda v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel kardeşim, oraya gitmeyi daha çok dert edinmemiz gerekiyor. Korkarım bu araştırmanız size bir faydası olmadan asıl gayretinizi azaltacaksınız. Gayba ait konularda tartışma yürütmemiz yanlıştır. Gelin hep beraber “cennet ehlinden” olmayı araştıralım, onun için yorulalım.

Hocam sorum sahih bir hadisin tefsiri üzerine olacak. “Cennet ehlinden her birin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Bir yer, olduğu gibi mescid olarak tahsis edildikten orası cami hükmündedir. Orası iptal edilmedikçe camidir. Bir binanın belli bir bölümü cemaatle namaz kılmak için tahsis edilip gerisi de mesela abdestlik, oturma yeri, kitaplık gibi bir sebeple namaz kılınan yerden kapı ile ayrılırsa orası mescid değil müştemilat sayılır. Müştemilat olan bölümde abdestli veya abdestsiz olarak bulunmak caizdir. Özellikle namaz kılınan bölüme ise kadınların özel durumlarında girmeleri caiz değildir. Buna göre durumu değerlendirin.

Ben size Almanya’dan yazıyorum. Bizim cami, daha doğrusu büyük bir ev, cami olar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cemaatle namaz bazı âlimlere göre farz düzeyinde kendi başına bir ibadettir. Kendi başına bir ibadet olması demek, namaz kılmakla bir emir yerine getirildiği gibi cemaatle kılındığında da ikinci bir emir yerine getiriliyor demektir. Dolayısıyla biz namazı cemaatle kılmayı namazın bir ilavesi gibi değil Allah’ın hususi bir emri gibi görmeliyiz. Cemaatle namazın genel olarak hükmü ise müekked bir sünnettir. Yerine getirildiğinde muazzam bir sevap elde edilir. İhmal edildiğinde yani namaz cemaatsiz kılındığında sevap kaybedilir ama namazın kendisine bir arıza gelmez. Bir tür bereket kaybedilmiş olur. Bazı engeller cemaate gitmemenin mazereti olabilir. Bu mazeretlerden biri mesela yoğun abdest sıkışıklığı olabilir. Etkili bir açlık ve sofranın hazır olması olabilir. Bu mazeretleri sıralama yerine şu iki kuralı ölçü alarak bu büyük emri tatbik edebiliriz: a- “Cemaate devam etmez, sadece cumaya gider” denecek şekildeki ihmal mü'min için çöküştür. Buna dikkat ederiz. b- Belli durumlarda namazı evde veya iş yerinde kılmak “cemaate gitmez adam” olmak değildir. Bu iki çizgi arasındaki denge ise kişinin imanı ve imanını pratiğe aktaran kimliği ile alakalı bir durumdur.

Hocam ezan okunduğu sırada cemaatle namaz kılmamızı engelleyen ya da niyetimiz o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cemaatle namaz kılınırken, imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra da kadınlar saf tutarlar. Bu düzen Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından öğretilmiştir. (Müslim, Salât, 132 [440]; Ebû Dâvûd, Salât, 98 [678]; Nesâî, İmâmet, 33[820]; İbn Mâce, İkâmetu’s-salavât, 52 [1000]) Söz konusu sıranın erkeklerle kadınlar arasında gözetilmesi farz, erkeklerle erkek çocuklar arasında gözetilmesi ise sünnettir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/58; Kâsânî, Bedâ’i, 1/159) Cemaatle kılınan namazlarda erkeklerin, kadınlarla aynı hizada olmalarına “muhâzât-ı nisa” denir ki, kadının erkeklerle aynı safta yan yana veya erkeklerin önünde namaza durmasıdır. Cemaatle namazın erkek-kadın karışık olarak bu şekilde kılınması bütün mezheplere göre doğru görülmemiştir. Bununla birlikte söz konusu durumun erkeklerin namazına tesiri konusunda ihtilaf edilmiştir. Hanefî mezhebine göre cemaatle kılınan namazda, bir kadın veya ergenlik çağına gelen ya da yaklaşan bir kız, bir erkeğin önünde veya yanında kılacak olursa, aralarında bir örtü ve benzeri bir engel veya bir adam boyu kadar yükseklik farkı bulunmazsa arkasındaki ve yanlarındaki erkeğin namazı sahih olmaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/573-574) Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre kadınla erkeğin yan yana durup namaz kılması, iki tarafın da namazını bozmaz. Ancak bunda kerâhet vardır. (Râfiî, el-‘Azîz, 2/174; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/179; Hattâb, Mevâhib, 2/107; Buhûtî, Keşşâf, 1/329-330; Cezîrî, el-Mezâhibü’l-erbe‘a, 1/268) Kâbe’de ise zaruretten dolayı bu kerâhet de kalkar. Çünkü kadın ve erkeklerin orada ayrı ayrı yerlerde durup namaz kılmaları oldukça zordur. Bu durumda hac mevsiminde Hanefî mezhebine bağlı bulunan kadın ve erkekler ayrı ayrı yerlerde namaz kılma imkânı bulamadıkları takdirde, bu konuda sözü edilen içtihatlara uyarak namazlarını kılabilirler.

Mescid-i Haram’da kadınların ve erkeklerin aynı safta namaz kılmaları caiz midir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam’da her mescit, Allah’a ibadet edilen mübarek bir mekândır ve burada kılınan namazlar elbette büyük bir sevaba vesiledir. Ancak bazı camiler, dinimizde manevi olarak daha faziletli ve özel kabul edilmiştir ve bu camilerde kılınan namazların sevabı daha fazladır. Efendimiz aleyhisselam şöyle buyuruyor: "Şu üç mescitten başka bir yere ibadet için yolculuğa çıkılmaz: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ." (Buhârî, Fazlu’s-Salât, 1; Müslim, Hac, 511) Günlük olarak gittiğimiz camilerde kıldığımız namazlar da çok kıymetlidir. Cemaatle namaz kılmak, bireysel namazdan 27 kat daha fazla sevap kazandırır (Buhârî, Ezân, 30). Önemli olan huşû içinde ve samimi olarak namazı kılmaktır. Yani nerede olursak olalım asıl sorumluluğumuz namazı ihlas ve huşû içinde eda etmektir. Eğer bir caminin İslam tarihinde önemli bir yeri varsa, mesela Ayasofya gibi fetihle özdeşleşmiş bir camide namaz kılmak, insanın manevi duygularını güçlendirdiği için güzel bir fırsat olarak görebiliriz.

Hocam bildiğiniz üzere dünyada birbirinden eşsiz ve değerli binlerce cami bulunm

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlham vardır ama hüccet değildir. Yani ilham birine gelebilir fakat böyle bir bilgi dini bir hüküm oluşturmaz. İlim Kur’an olur, Sünnet olur, kıyas olur, icma olur. Asla 'ilmiledun' olmaz. Kur'an gibi Kur'an demeye benzer bu, eğer vardır dersek. İlmiledun ile kastımız, bazı insanların kalplerine doğan tuluat ise ona olabilir deriz ama bu, onların efkârını genişletmenin ötesinde bir din hükmü niteliği taşımaz.

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin vefatı ile birlikte vahiy sona erdi,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Burada ölçü olarak sahibinin hakkını takip etmesini ya da yasaklamayı izlemesini alabilirsiniz. Terkedilmiş gibi duran kullanılabilir.

İnternetten indirip kullandığımız herhangi bir yazılım artık üreticisi tarafında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fitnelere dalmayan, ashabı kiramın izini süren, ilk günkü kıvamında bir İslam anlayışına sahip olan, sıkıntılar karşısında başta cihat olmak üzere dinden kopmayan grup demektir.

Fırka-ı Naciye nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sekarat yani ölüm öncesi anda şeyhin gelip kurtarması hakkında şunu bilmemiz gerekiyor. Eğer şeyh/mürid ilişkisi muhakkak bir şeye benzetilecekse sadece anlaşılsın diye bir benzetme yaparak ashabı kiramın Peygamber aleyhisselam ile ilişkisini buna benzetebiliriz. Gerçi böyle bir benzetme sağlam bir zemine oturtulamaz ama mesele anlaşılsın diye benzetelim. Ebu Bekir radıyallahu anh, Ömer radıyallahu anh, Ali radıyallahu anh gibilerin sekarat denebilecek hâlleri bilinmektedir. Onların Allah'ın Kur’an ile şahitliğini yaptığı beyatlarına rağmen böyle bir şey gerçekleşmedi. Peygamber aleyhisselamın ruhaniyeti gelip onları kurtarmadı. Bıraktığı şeriatına sadakatleri onları kurtardı inşallah. Onlar için gerçekleşmeyen bu temenni şimdi veya başka bir zamanda kim için gerçekleşebilir?

Bazı tarikatlarda anlatılan, ‘kişi sekarat anında iken şeytan imanını çalmaya ge
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doğrunun etrafına sarmalanmış eğrilerdir bunlar.

Peygamber efendimiz sallalahu aleyhi ve sellem dünyadan ahirete göç edecekleri z
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kabirdekiler veya yaşayan makam sahipleri iyi mü'minler, Allah dostu insanlar ise açtıkları çığırı devam ettirmek gerekir. İsimleri üzerinden tembellik sektörü oluşturmak İslam ile aynı zeminde tutulabilir bir anlayış değildir.

Tarikatlarda şeyhten himmet, istiğase veya istimdat istemek meşhur bir durumdur,

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.